Merhaba Ziyaretçi; Bugün Saat
AÇILIŞ KONUŞMASI

2.ULUSLARARASI HACIBEKTAŞ AŞURE GÜNÜ AÇILIŞ

KONUŞMASI

Nafiz ÜNLÜYURT

nafizunluyurt@hotmail.com

Sayın Valim, sayın Milletvekilleri, sayın rektör, sayın Alay Komutanı, sayın kaymakam, sayın Belediye Başkanı, sayın il Emniyet Müdürü, Hacıbektaş Postnişini sayın Veliyettin Ulusoy, Alevi Bektaşi Kuruluş Temsilcileri, İnanç önderlerimiz, Belediye Başkanları, Siyasi partilerin il ve ilçe başkanları Dış ilişkilerden sorumlu İran Kültür Bakan Yardımcısı sayın, Kerim Nacafi, Nişabur Kaymakamı ve Horasan Vali Yardımcısı sayın, Seyit Celal Haşimi ve beraberlerindeki İran heyetinin, sayın üyeleri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Irak, Azerbaycan ve de Arnavutluk’tan gelen saygıdeğer konuklar, sevgili Hacıbektaşlılar, 2.Uluslararası Hacıbektaş Aşure Gününe hoş geldiniz, bu etkinliği düzenleyen Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği adına sizleri saygı ile selamlıyorum…

Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği, böylesi anlamlı bir günde bir kez daha sizlerle bir arada olmanın gururunu yaşıyor…

Bu gün on Muharrem…

İslam dünyasını tümü ile sarsan, toplumu derinden yaralayan, Hz Hüseyin’in Kerbelada şehit edildiği gün…

Kerbela…

Soylu bir direniş öyküsü…

Güçsüz olanın güçlü olana karşı gösterdiği direnç, haklı olanın haksız olana karşı sürdürdüğü mücadele…

Azim ve kararlılık…

Başeğmeme…

Ve de vefasızlığın başka bir adı olan Kerbela…

On Muharremleri matem günü olarak görme ve de öyle yaşama ne derece doğru bilemiyorum, bize göre on muharremler bu inancın onur ve de gurur günleri olmalı…

Öyle bilinmeli öyle de anılmalı…

Öylesi bir gözle bakılmalı on muharremlere, kin nefret ve de intikam duyguları ile değil, olanlardan ders çıkartarak, bir daha öyle acıların yaşanmaması için neler yapılmalı sorusuna yanıt aranarak anılmalı böylesi günler,  işte o zaman daha derinliğine ve de daha doğru ve de daha akılcı bir yaklaşımla yaşarız on muharremleri…

O dersler çıkarılıyor mu?

Sanmıyoruz…

Yeni Kerbelalar olsun istemiyoruz biz

İslam dünyasında ve de ülkemizde yaşananlar ise bu dersin alınmadığının kanıtı olarak önümüzde durmakta…

Saygı değer konuklar, sevgili canlar…

On muharrem aşure günü olarak da bilinir…

Aşure çağlar ötesinden günümüze ulaşan, mitolojik ve de geleneksel bir yiyecek, bir ve beraber olmanın yanında, bir kazanda kaynamanın, kaynaşmanın, farklılıkları koruyarak, aynı kazanda pişebilmenin bir ve beraberliğin simgesi olarak algılanır, kaynayan o kazanda herkes kendi varlığını koruyabilmeli, kimse ötekini kendisine benzetmeye çalışmamalı…

Tıpkı o çorbada olduğu gibi…

Aşure öyle bir şey işte…

Bir yanda Kerbela öte yanda Aşure, birbirini tamamlayan bir bütünün parçaları gibiler…

Öylesine uyumlu, öylesine anlamlılar ki…

Saygı değer konuklar, Uluslar arası boyutu da olan 2.Hacıbektaş Aşure etkinliğini eksiksiz ve de SERÇEŞMEYE yakışır bir güzellikte gerçekleştirme konusunda çok çaba harcandı…

Hacı Bektaş Veli, ve o düşüncenin tüm güzellikleri ile İlçe gerçeği, bu çalışmalar içerisinde nasıl yoğrulabilir, gündeme nasıl taşınabilir, kendimizi topluma daha iyi nasıl anlatabiliriz arayışı içinde olundu hep…

Her kapıyı çalındı, her olasılığın hesabı yapıldı, beklentilerimiz ve de hedeflerimiz her kese ama herkese anlatıldı…

Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği bu güne kadar yaptığı tüm çalışmalarda, ülke birliği ve bütünlüğü, Atatürkçü düşünce, inanç özgürlüğü, demokratik yaşam, bilim ve de akıl, kişi hakları, hukukun üstünlüğü ilkesi ile laik cumhuriyete olan bağlılığını tartışmasız bir biçimde öne çıkarma çabası içinde oldu…

Farklı kültür, farklı inanç, farklı kimlikte olan kişi, kurum ve kuruluşların, eşit yurttaş olma bilinci içerisinde, karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı, hoşgörü ve uzlaşı içersinde bir ve beraber olabileceği gerçeğini açık yüreklilikle ve de yükse bir sesle dile getirdi hep…

Farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak bildi…

Bu gün de aynı duyarlılık içerisinde…

Bu günde aynı şeyleri söylüyor ve savunuyor…

Hiç kimse ama hiç kimse, bizim inancımız, bizim ırkımız, bizim kültürümüz, bizim dilimiz, mezhebimiz, tarikatımız, sizinkinden daha iyi ve de daha üstün deme hakkına sahip olmamalı bu ülkede diyor…

Zulüm gören kişi zulüm yapma hakkını kendinde görmesin istiyor…

İncinsen de incitme demiş Hacı Bektaş Veli…

Vasiyet olarak kabul ediyor bu sözleri Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği…

O yolda yürüyor…

Kim ne derse desin, ne söylerse söylesin, uzun ve ince ve de zorluklarla dolu olan bu yolda, sabır ve cesaretle ve de bilinçle yürüyüşünü sürdürüyor…

Herkesle konuşuyor, her kapıyı zorluyor, ayrımcılık yapmıyor, sorun değil çözüm üretmeye çalışıyor…

Dinlerin, tarikatların kültürlerin bir arada ve de dostça yaşayabileceği bir geleceği düşlüyor…

Siyaset yapmıyor, siyasetin içinde yer almıyor, Alevi ve Bektaşilik üzerinde oynanmak istenen kirli oyunları görebilecek kadar bilgi ve deneyim sahibi…

O oyunlara gelmiyor…

SERÇEŞMEYİ her şeyi ile bir inanç merkezi konumuna taşımada haklı çabalarını inatla

ve de ısrarla sürdürüyor…

Her fırsatta bu konuyu gündeme taşıyor…

Gönülleri Hacı Bektaş Veli sevgisi ile dolu olan milyonlarca insanımızla, yurt genelinde ve de yurt dışında çalışmalarını sürdüren Alevi Bektaşi kuruluşlarıyla, inanç önderlerimizle, kültür ve sanat çevreleriyle bir ve beraber olmayı ve de hep beraber HACIBEKTAŞ’ta cem olmayı ve de burada bir olmayı düşlüyor…

Böylesi bir birlikteliğin, hayalini yaşıyor…

Kolay değil o hayali gerçek kılma…

Olmaz da değil…

Hacı Bektaş Veli gibi tükenmeyen manevi bir zenginliğin mirasına sahip bir HACIBEKTAŞ var arkanızda…

Milyonlarca insanımızın kutsal bildiği, hayalinde yaşattığı, rüyalarını süslediği bir inancın merkezi o…

Milyonlar, huzuru burada arıyor, burada buluyor o huzuru burada yaşıyor…

Öylesi bir ilçe işte HACIBEKTAŞ…

Hacıbektaş Postnişini Veliyettin Ulusoy gibi gerçek bir efendi, efendiliği yanında saygıdeğer ve de çağdaş bir inanç önderinin eli de varsa üzerinizde eğer, o rüya niye gerçek olmasın ki…

Saygı değer konuklar sevgili canlar

Alevilik ve Bektaşilik bir inancın adı…

İslam’ın fark yaratan bir güzelliği, kendine has yaşam biçimi ve de hoş görüye dayalı derin kültürü, temiz ahlakı, gönül güzelliği ile İslam’ın ışıldayan yüzü…

Bilimden yana ve de akılcı…

Sevgi, saygı ve de hoşgörülü

Ve de vefalı…

Böylesi köklü bir kültürün inanç boyutu ile ilgili olarak ulu orta söz etmekten bu inanca saygımız nedeni ile hep uzak durduk…

Bildiklerimizi söyledik…

Bilmediğimiz konularda ise susmasını bildik…

On yıl değil, elli yıl değil, yüz yıl değil, yüzlerce yıl görmezden gelinmiş, ötekileşmiş, yok sayılmış, horlanıp ezilmiş, kültürel mirasınız yakılıp yıkılmış, gizlenip saklanmış böylesi bir inanç ile ilgili söz edebilme öylesine ucuz ve de kolay olmamalı diye düşündük hep…

Bu günde aynı düşüncedeyiz…

O ateşte pişmeden, o çileyi çekmeden, kayıp olan o yılların araştırmasını yapıp belgelerini bulmadan edilen sözler ne ölçüde gerçek ve de inandırıcı olabilir ki…

“ Alevilik ayrı bir dindir görüşü kulaklara fısıldanıyor şu günlerde…

Şaşırıyorsunuz.

Sorası geliyor insanın,

Neyi söylüyor, neyi tartışıyorsunuz Allah aşkına…

Hz Ali’yi mi?

Kerbelayı mı?

Hz Hasan’ın, Hz. Hüseyin’in, Hacı Bektaş Veli’nin Müslümanlığını mı?

Yoksa, her fırsatta Allah Muhammet Ali adını dilinden düşürmeyen kendi insanımızı mı? ya da, peygamberimiz aynı, kitabımız aynı, aramızdaki fark bir soğanın zarı kadar bile değil diyen inanç önderlerimizi mi?

Neyi tartışıyorsunuz…

Sevgili canlar, bizler, aynı tarlanın mahsulü, aynı ağacın meyvesi, aynı sazın telleriyiz, kim ne söylerse söylesin, kim ne yaparsa yapsın, kim ne düşünürse düşünsün farklılıklarımız bile olsa, öz de bir ve beraberiz biz…

Sayın Valim, saygıdeğer konuklar, sevgili canlar…

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinden, Irak’tan, Azerbaycan’dan, Arnavutluktan ve de İran’dan gelen konuklarımız etkinliğimize renk kattılar,  teşekkür ediyor hepsine bir kez daha hoş geldiniz diyorum…

Sevgili canlar, HORASAN Anadolu insanı için çok önemi ve de anlamı olan bir bölgenin adı…

Nişabur Büyük Düşünür Hacı Bektaş Veli’nin doğduğu kent, o topraklar Alevi ve Bektaşiler için gerçekten de kutsal…

İran Kültür Bakan Yardımcısı sayın, Kerim Najafi ile Nişabur Kaymakamı sayın, Seyit Celal Haşimi beraberlerindeki bir heyetle aramızda bulunuyorlar davetimizi kabul edip geldikleri için kendilerine teşekkür ediyor, hoş geldiniz diyorum…

Bu buluşmanın Hacıbektaş ile Nişabur arasındaki ilişkileri geliştireceği inancı içinde olduğumuzu söylemeliyim…

Hacıbektaş ve Nişabur arasında başlatılan bu ilişkinin kurulmasında rol aldığımız için Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği yöneticileri olarak gururluyuz.

Hacıbektaş ve Nişabur birbirlerine öylesine yakınlar, birbirlerine öyle yakışıyorlar ki…

Hem Nişabur hem de Hacıbektaşız biz…

Nişabur bizlerin, burası da Nişaburluların evi olmalı, Hacıbektaş insanı böyle istiyor, böyle düşünüyor…

İnanın, tüm samimiyetimle ve de içten söylüyorum bu sözleri…

Burada olmakla bizleri onurlandırdınız, heyecanlandırdınız da teşekkürler, teşekkürler hepinize de…

Sayın konuklar,

Aşure etkinliği için dernek olarak çok çaba harcadık.

Beklenilen hedefleri yakalandı mı? cevabım olumlu olabilseydi keşke…

Konyada Şebi Aruz töreninde olduğu gibi, başta sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere Sayın Başbakanımız ve CHP Genel Başkanı sayın Kılıçdaroğlu’nun, Alevi Bektaşi inancı’nın SERÇEŞMESİ Hacıbektaş’ta düzenlenen Aşure de birlikte olmalarını çok istedik, çok da güzel ve de anlamlı olur diye düşündük, çok da uğraştık, her yol zorlandı ama olmadı, kendilerine ulaşıp bu dileğimizi söyleyeme fırsatı verilmedi bile…

Ön yargılardan arınmadığımız öylesine belli ki…

On Muharrem boyunca yaşanılanlar, kim nerede, nereye gitmiş, nerede ve kimlerle olunmuş, o fotoğraflar gerçekten de düşündürücü…

Gelinen noktada hayal kırıklığı yaşadığımı söylemeliyim…

Böyle olmamalıydı…

Belki de yanlışlık bizdedir, kendimizi iyi anlatamamışızdır, belki de bilinmeyen gelişmeler olmuştur…

Fazlada önemsemiyoruz…

İranlı, Iraklı, Azerbaycanlı, Makedonyalı, Kıbrıslı bizleri anlıyor da, kendi insanımıza, kendi yöneticilerimize bazı gerçekleri anlatamıyoruz…

Ne acı…

İran Bakan yardımcı SERÇEŞME’ye geliyor da, kendi bakanımızı getiremiyoruz…

Canları sağ olsun, belki başka zaman gelirler, ne diyebiliriz ki…

Sevgili Hacıbektaşlılar, derdimiz çok, işimiz de o ölçüde zor, sorunlarımızın çözülebilmesi için bu ilçede tek yumruk olunmalı, bu gerçek görülmeli artık, işte bunun için herkesi, ama herkesi yaşayan en eski ve de en yaşlı belediye başkanı sıfatı ile, bir kez daha bir ve beraber olmaya çağırıyorum.

Sayın Valim…

2. Uluslar arası Hacıbektaş Aşure günleri ile ilgili olarak Turizm ve Kültür Bakanı sayın Ertuğrul Günaya’a, Başbakan yardımcsı sayın Beşir Atalay’a, Başbakan Yardımcısı sayın Bekir Bozdağ’a, CHP genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu’na, ilgi ve alakaları nedeniyle teşekkür ediyoruz, sayın Valimize, Nevşehir Milletvekillerine verdikleri destek nedeniyle teşekkür ediyoruz… Türk İşbirliği ve koordinasyon Ajansı başkanı sayın Dr Serdar Çam’a yaptıkları katkı gösterdikleri ilgi nedeniyle teşekkür ediyoruz, Sayın Kaymakamımıza, Hacıbektaş postnişini VeliyettinUlusoy’a, Alevi Bektaşi Federasyonuna, Alevi örgüt temsilcilerine Kültür Bakanlığı il ve ilçe yetkililerine, Halk Bilimcisi Prof. Dr Hayrettin İvgine, emniyet mensuplarına, yurt dışından gelen konuklara, aşure yapımında  özveri ile çalışan hanımlara, emniyet mensplarına, Hacıbektaş halkına ve de bu etkinlikte görev alan, sanat ve kültür adamlarına, basın ve televizyon çalışanlarına herkese ama herkese Hacıbektaş Veli Kültür Derneği olarak teşekkürlerimizi sunuyoruz…

Önümüzdeki on muharremde yapılacak olan 3. aşure etkinliğimizde buluşmak dileği ile herkes saygı sunuyorum. Teşekkürler… 25. Kasım 2012

 

BİLGİLER
tarafından 30 Nisan 2013 - 11:49 tarihinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Yazı Şuana Kadar 2.959 kez Okunmuştur.
ETİKETLER
PAYLAŞ
Yorum yapın
İsim
:
E-Posta
:
WebSite
:
Yorumunuz
: